Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik koordineli hava operasyonlarıyla başlayan kriz, Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz trafiğini fiilen durma noktasına getirdi. Dünya genelinde günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve LNG'nin transit ettiği bu kritik su yolu kapatıldığında Brent petrol fiyatı varil başına 82 doların üzerine fırladı; Avrupa doğal gaz fiyatları bir haftada neredeyse iki katına çıktı.
Avrupa 2026'ya tarihin en düşük gaz depolama seviyeleriyle girdi. LNG akışları azaldığında kıta, esnek kargolar için Asya alıcılarıyla spot piyasada rekabete girmek zorunda kaldı. Bu tablo, 2021-2023 enerji krizine benzer bir fiyat savaşını yeniden tetikleme potansiyeli taşımaktadır.
Güneş ve rüzgar enerjisi; Körfez petrolünden, Rus gazından veya herhangi bir jeopolitik çalkantıdan etkilenmeyen, tamamen yerel ve egemen bir kaynak sunar. AB'nin 2030 hedefi, toplam enerji tüketiminin yüzde kırk iki buçuğunun yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasıdır. Bu hedefe ulaşmak için 150 milyar euroyu aşan özel yatırımın mobilize edilmesi öngörülmektedir.
Avrupa'nın yenilenebilir enerji sektöründeki en kritik darboğaz, projeleri sahada kurabilecek yeterli ve deneyimli işgücü açığıdır. Hermes Technology, Türkiye'de inşa ettiği GES ve RES projelerinden edindiği teknik deneyimi Avrupa pazarına taşımaktadır. Yenilenebilir enerji bağlantı altyapısındaki uzmanlığımız, Avrupa projeleri için doğrudan uygulanabilir bir değer sunar.
Hermes, Avrupa'da çatı tipi ve arazi tipi GES, kara rüzgar santralleri, güneş + batarya hibrit sistemler, endüstriyel çatı projeleri ve agri-solar çözümler sunmaktadır. IEC ve EN normlarına tam uyumlu ekibimiz, enerji hizmetleri kapsamında EPC sözleşmeleriyle anahtar teslim projeler yürütür.
Kriz geçecek; ancak enerji güvenliği sorunu geçmeyecektir. Her çatıya kurulan panel, her dönen rüzgar türbini; Avrupa'nın Hürmüz'e, Rusya'ya veya başka herhangi bir dış tedarikçiye olan bağımlılığını kalıcı olarak azaltır. Hermes Technology olarak bu dönüşümün tam ortasındayız.